Analog Fotoğrafçılık; Dijital çağda fotoğraf sanatını yeniden keşfetmek için öze dönüş rehberi

Analog fotoğrafçılık; analog kamera ve film kullanarak fotoğraf çekmek için kullandığımız terim. Kimyasallar, film ve ışığın birleşmesinden oluşan görüntüler bir nevi büyü gibidir. Elle tutulabilen, fiziksel ve kimyasal bir dönüşümün bilinç ve belleğimiz yardımıyla sanata dönüşmesi de diyebiliriz.

Filmler jelatin ile korunmuş bir gümüş solüsyon şeritten ibarettir. İşin özü çektiğimiz fotoğraflar gümüşe yazılıyor. Çeşitli kimyasallarla karanlıkta yıkadığımız filmlerden de negatif dediğimiz görüntüler ortaya çıkıyor. Negatiflerde karanlık alanlar şeffaf, beyaz alanlar koyu görünür.

Yüksek ISO değerli filmlerde gördüğümüz noise veya gren dediğimiz noktalar ise gümüş parçalarından ibaret.

Büyük gümüş parçaları (yüksek ISO filmler) ışıksız ortamları daha aydınlık yakalamamızı sağlar. Bununla birlikte fotoğraflarda gözle görülecek kadar büyük grenler yaratır.

Son yıllarda film fotoğrafçılığı dünyada büyük bir popülerlik kazandı. Türkiye’de de artık sokaklarda bir çok eski compact filmli kamera veya SLR filmli kamera taşıyan insanlar görmek mümkün.

Ben 1,5 yıldır yeniden film çekmeye başladım ve heyecanım her geçen gün daha da artıyor bu konuda. Daha öğrenecek çok şey ve çekecek harika görüntüler olduğunu seziyorum. Fotoğrafçılık macerama üniversite yıllarımda Ricoh KR5 ile başlamıştım. Dijital çıkar çıkmaz da terk etmiştim. Ne zaman ki evde bir kutuda, eski ve banyo edilmemiş iki rulo 35mm film buldum, fotoğrafçılık hayatım o an değişti.

İşte analog fotoğrafçılığa başlarken dikkat etmeniz gereken bir kaç madde:

Analog Fotoğrafçılık 101

1- Kamera seçimi

Analog fotoğrafçık, dijital torunlarının aksine bize çok daha uygun fiyatlı kamera satın alma şansı verir. Analog kameralar daha demode ve “yavaş” doldukları için ulaşması daha kolaydır. Aslına bakarsanız bu kameralar daha dayanıklı ve uzun ömürlüdürler.

Üstelik analog kameralar basitleştikçe daha rastlantısal sonuçlar ortaya çıkartır. Bunu ben mi çektim diyeceğiniz fotoğraflar çekmeye başladığınızda yüzünüzde bir büyücünün veya simyacının coşkusu belirir.

Film kamera seçiminizde farklı film formatları olduğunu unutmayın. Bazı kameralar 35mm film, bazıları 110mm ve 120mm film kullanırken bir de anında baskı alabildiğiniz filmler kullanır (Polaroid kameralar).

Bu yazımda analog kamera marka veya modellerine girmeyeceğim. Ancak şu kadarını söyleyeyim, analog fotoğrafçılığa çatı arasındaki kutulardan bulduğum eski iki kamera ile yeniden başladım. Lens bile satın almadan harika sonuçlar elde etmeye başladım. Film çekmeye başladıktan sonra sonuçlardan o kadar tatmin oldum ki bir süre daha elimdeki Nikon Rebel X ve Ricoh KR5 ile idare edebilirim.

Ricoh KR5, 100 USD’ın altına alabileceğiniz klasik bir analog kamera 

Siz de hoşunuza giden hafif bir kamera ile analog fotoğrafçılığa başlayabilirsiniz. Satın almak isterseniz ikinci el analog kamera fiyatları da gayet uygun. SLR alamazsanız kompakt kamera ile bile başlayabilirsiniz. Yeter ki aşağıdaki maddeler üzerinde biraz deneyim kazanın, gerisi kendiliğinden gelecektir.

2- Uygun film seçimi

Düşük ISO (40-200) filmler en iyi sonucu güneşli havalarda verir. 400 ISO ve üstü filmler ise kapalı havada veya iç mekanda çekim için uygundur. Dijitalle bildiğiniz her şeyi unutmanız gerekiyor. Günümüzde dijital fotoğrafçılıkta sensörlerin ışık hassasiyetleri epey gelişti. Artık karanlıkta bile grensiz fotoğraf çekebiliyoruz. Bu durum eskiden böyle değildi. Artık güneş bulutun arkasına saklandığında bile dikkatli olmanız gerekecek. Dışarıda çektiğiniz filmle kapalı alanlarda çekim yapmanız veya düzgün sonuç almanız çok zor.

Başlangıç film tavsiyem: Ilford Pan 100 ASA

Ilford Pan 100 asa SB film

Ilford Pan 100 ASA kullanırken parlak ışığa, aydınlık dış mekanlara ihtiyacınız var. Ortamda ışık yoksa boşa çekim yapmanıza gerek yok. Kapalı mekanda çekime uygun değil, çok düşük kontrastlı sonuç veriyor. Düşük diyaframda fotoğraf çekmeniz de netlikten ödün vermenize sebep olur. Ilford Pan 100 Sert ışıkta ve dış mekanda çok üstün performans sergiliyor.

3- Çekiminiz için en uygun ISO’yu seçin

gelismis-film-fotografcilik-teknikleri-iso

Gelişmiş film fotoğrafçılık teknikleri – ISO

Fotoğraf filmleri farklı ışık hassasiyetlerine sahiptir. Yüksek ISO değerleri olan filmler daha az ışıkta (daha hızlı) fotoğraf çekme imkanı sunar. Eğer hareketli objeleri net çekmek veya düşük ışıkta veya iç mekanda fotoğraf çekmek istiyorsanız ISO 400 ve üstü filmleri tercih etmeniz gerekiyor. Tabloyla biraz daha akılda kalıcı olacağını düşünüyorum.

Dilmin_Guden

IG:@dilminguden / Ilford Pan 100 ASA

instagram.com/dilminguden/

4- Film Saklama

Aldığınız filmleri kullanana kadar saklamak için buzdolabı gibi serin ve nemsiz bir ortamda tutmanız en iyi yöntemdir. Filmleriniz düşük sıcaklıkta ve nemde daha yavaş bozulacaktır.

5- Çekim değerlerini not alın

İlk çektiğim bir kaç filmde çektiğim her fotoğrafın enstantane ve diyaframını bir kağıda yazmıştım. Bu eski yöntem nerede hata yaptığınızı öğrenmenin en kısa yollarından biri. Çektiğiniz filmi ne zaman banyoya vereceğinizi bilemeyebilirsiniz. Çekim değerlerini hatırlamaya çalışabilirsiniz ama inanın ki işe yaraması çok zor. En iyisi kendi EXIF datanızı kendiniz tutun: 1- 35mm, 2.8, 60 enstantane, 100 ISO… Şeklinde bir kağıda not almanız olacaktır.

Pozlama Üçgeni - Analog fotografçılık (film)

Analog fotografçılık Pozlama Üçgeni

6- İyi kompozisyon fark yaratır

Dijital veya analog fotoğrafçılık farketmeksizin iyi fotoğraf elde etmek için iyi kompozisyon gereklidir. Harika bir objeyi ışık, lens, netlik çok iyi ayarlasanız bile yanlış bir kadrajla mahvedebilirsiniz. Kompozisyon temel fotoğrafçılığın konusu tabi ki ancak ne kadar önemli olduğunu hatırlatmakta fayda var.

Fotoğrafçılıkta kompozisyonun temel bazı kuralları:

  • 3.’ler kuralı
  • Merkezi yerleştirme ve simetri
  • İlgi ön plandaki objede
  • Çerçeve içi çerçeve
  • Çapraz üçgenler
  • Yönlendirici çizgiler
  • Doku ve şablonlar

7- Güvendiğiniz yere filmlerinizi teslim edin

İstanbul’daki fotoğrafçılara filmlerini banyo etmek, taratmak v.s. için Sirkeci’deki efsane fotoğrafçı Kristal Color‘u öneriyorum. Ben filmlerimi verirken sonradan ne verdiğimi unutmamak için fotoğrafını da çekiyorum.

 

8- Ekonomik olmaya çalışmayın

Her şeyin hızlandığı dijital bir çağda film satın almak, banyo yaptırmak ve taratmak pahalı ve zaman alan bir uğraş. Çektiğiniz her karenin bir maliyeti var, ama fotoğraf çekerken buna takılmak doğru bir yaklaşım değil. Bu dezavantaja takılıp çok özel bir anı vizörden gördüğünüzde cimri davranmayın.

Analog fotoğraf çekerken ekonomik davranmak istiyorsanız sahne seçiminize odaklanın!

Size o anda hoş gelen ancak film işlemden geçtikten sonra bakmak veya paylaşmak istemeyeceğiniz fotoğraflar çekin demiyorum, ama “o an” geldiğinde sadece bir fotoğraf çekerek harika bir potansiyel fotoğrafı riske atmayın.

Farklı açılarla ve pozlama değerleriyle birden fazla çekim yapın. Aksi halde kadrajınızdaki veya ışıktaki bir sorun yüzünden hayatınızın fotoğrafını çekeceğiniz halde eliniz boş kalabilir.

Film fotoğrafçılığındaki en büyük pişmanlık deklanşöre birden fazla basmamaktır.

9- Bayat film denemekten çekinmeyin

Bir çok fotoğrafçı son kullanma tarihi geçmiş filmle fotoğraf çekiyor. Bayat filmler son bir kaç yıldır popüler oldu. Bunun başlıca sebebi değişmiş, kaymış renkler. Sonuç olarak fotoğrafçı vizörden gördüğü çerçevede olmayan bozulmuş renkler, arka planda degredeler ve çizgisel ışık oyunları elde ediyor.

Bayat filmin instagram efektlerinden farkı kontrol edilemeyen ve benzersiz hasarlar vermesi. Elinizdeki fotoğraf başka kimsenin fotoğrafında olmayan ışık ve renk oyunlarına sahip olabilir. Benim filmim bayat olmasın, sürprizleri sevmiyorum diyorsanız, filmlerinizi buz dolabına koyarsanız uzun süre bozulmayacaklardır.

Her farklı ve bayat film farklı sonuçlar vereceği için sınırsız, deneysel ve ilginç fotoğraflar için bayat film deneyebilirsiniz!

Tiyo: Daha önce çektiğiniz ve banyo etmediğiniz eski filmleriniz varsa inanın çok şanslı insanlarsınız. Analog fotoğrafçılığa başladığımdan beri en güzel karelerim çektikten 8 yıl sonra farkettiğim filmlerden çıktı. Parayla satın alamayacağım harika mor, mavi ve pembe tonlarda, sürreal renklerde fotoğraflarım oldu. Üstelik çektiğim fotoğraflardan çıkan unutulmuş anılar ve eski dostluklar da bonusu oldu.

10- Analog fotoğrafçılık şanslı kazaları sever

“Çoğu fotoğrafçı, neredeyse batıl inanç seviyesinde şanslı kazalarına güvenir.” Susan Sontag.

Mesela analog fotoğraf çekime geldiğinde bir çok “hata” -istenmeden oluşmuş bir ışık süzmesi- normalde sıradan olacak bir fotoğrafa yeniden hayat verebilir. eğer böyle bir şey olduğunda sadece onu kucaklayın ve şükredin. Kusurların güzelliğini de bu yolla keşfetmeye başlarız belki. Kim bilir?

Analog fotoğrafçılıkta şanslı kazalar. Analog fotoğrafçılık

Analog fotoğrafçılıkta şanslı kazalar

11- Filmlerinizi kendiniz banyo yapın

Kendi filminizi banyo yapmak her zaman uygun fiyatlı, ekonomik bir seçim değil. Ancak siyah beyaz film çekiyorsanız en azından bir kere deneyebilirsiniz.

Analog fotoğrafçılığın ruhunu anlamak için kimyasallar, ölçüm aletleri, termometreler ve karanlık odaya girmek harika bir yol. Bilgisayardaki değerler yerine hislerinizle görüntü elde etmek yaratıcılığınızı hissetmenin hazzını yaşatacaktır.

12- Sunny-16 kuralında ustalaşın

Güneş en tepedeyken, pozometreli bir fotoğraf makineniz olmasa bile düzgün ışıklı fotoğraf çekebilirsiniz.

Sunny 16 kuralını öğlen vakti güneş tepenizdeyken kullanabilirsiniz.

İlk önce diyaframı f/16 olarak ayarlayın. Enstantane hızını ISO’nuza yakın ayarlayın. Örneğin;  f/16, ISO 200 ile enstantane hızınızı 1/250 yapabilirsiniz.

Eğer diyaframınızı 5 stop düşürürseniz f/2.8’e, o zaman enstantanenizi de 5 stop düşürün.

Işığınız bol olsun! Soru ve yorumlarınızı aşağıya yazabilirsiniz.


Kaynaklar: